7 Şubat 2025 Cuma

Hayalin Bakırı Altın Yapan Bir Kimya!

Öfke sana ‘içerden’ geliyor.. Üzüntü sana ‘içerden’ geliyor.. Endişe sana ‘içerden’ geliyor.. Korku sana ‘içerden’ geliyor.. Zihnine bütün sıkıntı veren düşünceler ‘içeriden’ geliyor.. Yani ‘dert’ sana ‘içerden’ geliyor.. Dıştaki olaylara olan ‘bakış açın’ ruh halini belirliyor.. Oysa ki dışarıdaki olaylara yaklaştığın ‘duyguyu’ sen belirliyorsun, olayın kendisinin sana bir duygu dikte etmeye ‘imkanı’ yok.. Bir kişinin başına bir kötü bir olay geldi diyelim kişinin düşmanları bu olaya sevinir, kişinin sevdikleri ise bu olaya üzülür.. Ama olay aynı olay, peki neden bu olayın insanlarda yarattığı duygular farklı farklı? Çünkü bu farklı duyguları tetikleyen şey, kişilerin olaylara olan ‘kendi bakış açıları’.. Kişi olayı ‘nasıl görmek’ istiyorsa olaya ‘öyle’ bakıyor.. Yani kendini acıya, sıkıntıya, üzüntüye, korkuya, bütün ‘negatif’ duygulara ‘layık gören’ sensin.. Bu duyguların içinde ‘filizlenmesinede’ izin veren sensin.. Dıştaki olaylar ‘nötr’, bu demek oluyor ki olaylara hangi ‘duygu’ ile yaklaşmayı seçtiysen, aynı zamanda o ‘duyguyu’ kendin için ‘seçmiş’ oluyorsun. Bu nedenle Rumi şöyle diyordu; ‘’İnsana bütün korku içinden gelir fakat insanın aklı daima dışarıdadır.’’ .. Bilgelerin öğütlerini dinle ve dıştaki olaylara yaklaştığın ‘duyguyu’ akıllıca seç! . . İyi şeylerden başka bir şey düşünme! Çünkü düşünce, suret dokumasının ipliğidir. Güzelleşen ve iyi olan düşünceden doğan her suret, güzeldir. Bir adam belada safa görürse, bela tatlılaşır. Hasta, iyileştiğini görünce ilaç, kendine hoş gelir. Kötüye yormak ve kuruntu yapmak insanı derdi yokken bile hasta eder. Onun için olaylara iyi bak. Sen kötü düşünceyi zehirli tırnak gibi bil. Bu tırnak derinleştikçe can yüzünü tırmalar. - Celaleddin-i Rumi . . Ağladı adamın biri gece boyunca hasta başında. Gün ağarınca öldü ağlayan adam; kendine geldi hasta. - Sadi Şirazi . . İnsanları tedirgin eden, olan biten değil, olan bitenle ilgili inandıklarıdır. - Epiktetos . . Kuruntu derdin yarısı, sükunet devanın yarısı, sabır ise şifanın yarısıdır.- İbn-i Sina 

.

.

Ademoğlu, hayalle gelişir. Hayalleri güzelse onunla rahat bir hale gelir.. Yok... Eğer gözüne kötü hayaller görünürse ateşten eriyen mum gibi erir gider. Yılanların, akreplerin içinde bile olsan Tanrı, seni güzel hayallerle avutursa, yılanlar, akrepler sana munis olur. Çünkü , hayalin, kötü şeyleri altın yapan bir kimyadır. Sabır, güzel hayallerle tatlılaşır. Çünkü her şeyden evvel içinde bulunduğun sıkıntıdan kurtulma hayaline düşersin. O kurtuluş ümidi, içteki imandan gelir. İman zayıflığından da ümitsizliğe, iç sıkıntısına uğrarsın.

Celaleddin-i Rumi

.

.

©Kadim Astroloji Analisti - Erdem Çalışkan

2 Şubat 2025 Pazar

Ses ve Kan

 


Vücudumuzda toplam 114 çakra var.. Bunlardan 7 çakra, 7 ‘ana’ enerji kanalıdır. Ve hayat ‘enerjimiz’ bu 7 ‘ana’ enerji kanalından akar. Vedik doğum haritamızdaki gezegenler bu çakralar üzerinden çalışırlar. Bugün bu 7 ana çakradan, 5. çakraya bakalım. 5. çakranın adı ‘Vişuddha çakra’dır, yani ‘Boğaz çakrası’. Boğaz çakrasının ana teması ‘ses’, ‘duyma’, ‘kulaklar’, ‘kan’, ‘kan akışıdır’. Burası kadim vedalara göre ‘siddha’ yani ‘başarının’ yeridir. Niye? Çünkü 5. çakrada ‘ses’ var, yani mantra, zikir, dua, hamd buradan meydana geliyor, mantra, dua, zikir, hamd kişiyi ‘emeline’(başarı) ulaştırır. Yüce Rahman bu konuda şöyle diyor; Fatır 10 ‘’Kim izzeti istiyorsa, artık bütün izzet Allah'ındır. Güzel söz O'na yükselir, salih amel de onu yükseltir.’’.. Boğaz çakramızdan çıkan ‘güzel sözler’(hamd, dualar, zikirler) O’na yükseliyor ve bunların yanında yaptığımız ‘iyi ameller’ de bu ‘sözlerin’ kuvvetlenmesini ve ‘başarı’(siddha) getirmesini sağlıyor.. Peki kötü sözlerin(ayıplama, dedikodu, küfür) durumu nedir, onlar ne yapıyor? Bunun için Boğaz(Vişuddha) çakrasının kontrol ettiği ana temaları birleştirmemiz gerekiyor, ‘ses, kan, kan akışı’.. Kadim vedik öğretilere göre kötü sözler kanımızı kirletiyor, boğaz hastalıkları ve kan hastalıklarına yol açıyor.. Çünkü sesin çıktığı çakra(boğaz-vişuddha) aynı zamanda ‘kanımızı’ kontrol ediyor.. Yüce Rahman şöyle diyor; İbrahim 26 ‘’Kötü (habis) söz ise, kötü bir ağaç gibidir. Onun kökü yerin üstünden koparılmış, kararı kalmamıştır’’.. Peki sesi iyi kullandığımızda ne oluyor? Başarı geliyor, kanımız arınıyor, daha sağlıklı oluyoruz, bu nedenle Yüce Allah Kur’an’da bir çok ayette onu hamd ile ‘tesbih’ etmemiz gerektiğini söylüyor.. Hicr 98 ‘’Sen Rabbini hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol’’, Nasr 3 ‘’Rabbini hamd ile tesbih et, O’ndan bağışlanma dile.’’. Kaf 39 ‘’Rabbini güneşin doğuşundan önce ve batışından önce hamd ile tesbih et.’’. Boğaz çakrandan çıkan ‘temiz sözler’(Rabbe hamd, şükür, tevbe, dua, zikir) ‘başarı’(siddha) getiriyor, ‘kanını’ arındıyor(iyi sağlık).. Yani ağzına ‘kirli sözleri’(ayıplama,dedikodu, küfür) alarak başarısızlığı tetikliyor ve kanını kirletiyorsun..

©Kadim Astroloji Analisti - Erdem Çalışkan