11 Ağustos 2026 Salı

Yabancı Dil Öğrenme Yeteneği


Bir kişinin vedik doğum haritasında Merkür kişinin ‘iletişim yeteneklerinden’ sorumludur, dolayısıyla Merkür bir kişinin vedik doğum haritasında ‘yabancı dil öğrenme’ (İngilizce-İspanyolca vb.) yeteneğinden de sorumludur. Eğer bir kişinin vedik doğum haritasında Merkür güçlüyse kişi kolay bir şekilde 'yabancı dil'(Merkür) öğrenecektir. Merkür vedik astrolojide hangi burçların yöneticisidir? İkizler ve Başak. Bu da demek oluyor ki vedik astrolojiye göre İkizler ve Başak burcu insanlarının iletişim yetenekleri(Merkür) çok kuvvetlidir ayrıca İkizler ve Başak insanları kolay bir şekilde yabancı dil(Merkür) öğrenirler.


Not: Verdiğim bu bilgiler kimler için geçerli? Yükselen İkizler, Başak olanlar - Ay burcu İkizler, Başak olanlar - Vedik doğum haritalarında en az 3 gezegeni İkizler ve Başak burcunda olanlar

©Kadim Astroloji Analisti - Erdem Çalışkan

5 Ağustos 2026 Çarşamba

Boğa ve Yengeç Burçları

 

Bir vedik doğum haritasında kişinin yediği yiyeceklerden sorumlu gezegen Ay’dır. Ay vedik astrolojide Yengeç burcundan sorumludur ve Ay aynı zamanda Boğa burcunda yücelim halindedir. Bu da demek oluyor ki Boğa ve Yengeç burçları çok lezzetli yemek(Ay) yaparlar, beslenme düzenlerine(Ay) çok dikkat ederler, aynı zamanda yedikleri yiyeceklerin(Ay) her zaman kaliteli olmasına dikkat ederler. Boğa ve Yengeç burçlarının beslenme düzenleri, hayat mutluluklarıyla doğru orantılıdır, çünkü lezzetli yiyecekler yemek onları mutlu eder. Boğa ve Yengeç burçları çok güçlü Ay karakteristiğine sahip oldukları için, gökyüzündeki transit Ay ne zaman Boğa ya da Yengeç burçlarına geçse o günlerde yapılan yemekler diğer günlere oranla çok daha lezzetli olurlar.

Erdem


Not: Verdiğim bu bilgiler kimler için geçerli? Vedik astrolojiye göre Boğa ve Yengeç burçları – Yükselen Boğa ya da Yengeç olanlar – Ay burcu Boğa ya da Yengeç olanlar – Vedik doğum haritalarında en az 3 gezegeni Boğa ya da Yengeç burcunda olanlar

Seyahat Etmek ve Hava Burçları
Vedik astrolojiye göre İkizler, Terazi, Kova burçları ‘hava’ elementine mensupturlar.. İkizler, Terazi, Kova insanları seyahat etmeyi çok severler, tıpkı rüzgarın(hava) aynı yerde sabit duramaması gibi hava elementine mensup insanlar da sık sık seyahat etmek isterler.. Bu nedenle de vedik astrolojide bu 3 burç ‘yerleşim’ yerlerini ve insanların birbiriyle 'etkileşimlerini' temsil ederler. İkizler burcu ‘şehirleri’ temsil eder. Terazi burcu uzak yerlerle, uzak ülkelerle olan ‘ticareti’ temsil eder. Kova burcu ise vedik astrolojiye göre ‘yurtdışını’ temsil eden burçtur.. Bir kişinin vedik doğum haritasında hava burçlarında (İkizler - Terazi - Kova) ne kadar fazla gezegeni varsa kişi o kadar fazla seyahat etmeye düşkün olacaktır.. Erdem Not: Bu verdiğim bilgiler kimler için geçerli? Vedik astrolojiye göre İkizler, Terazi, Kova burçları – Yükselen İkizler, Terazi, Kova olanlar – Ay burcu İkizler, Terazi ya da Kova olanlar – Vedik doğum haritalarında en az 3 gezegeni hava burçlarında olan

25 Mayıs 2026 Pazartesi

Şans Kavramının Arkasındaki Sır

 

Jüpiter vedik astrolojide ‘şansı’ temsil eden gezegendir ama bu ‘şans’ kavramı içinde derin bir ‘sır’ taşıyor.. Açıklayayım.. Jüpiter vedik astrolojide aynı zamanda ‘iyimserlik’, ‘iyiye yorma’, ‘korkuya kapılmama’, ‘umudunu kaybetmeme’ konularını temsil eden gezegendir.. Yani binlerce yıl önceki vedik zamanlarda Jüpiter’e atfedilen ‘şans’ kavramı aslında şuydu; ‘İyimser olmak’ , ‘kötüye yormamak’, ‘korkuya kapılmamak’, ‘umudunu kaybetmemek’ işte bu ‘şansın’ ta kendisidir. Yani binlerce yıl önceki vedik astrologlar diyordu ki ‘’Kişi iyimserse, korkuya kapılmıyorsa, umudunu kaybetmiyorsa bu kişi şanslıdır!’’.. İşte Jüpiter’e vedik astrolojide ‘şans’ kavramının atfedilmesinin arkasındaki sır budur.. Jüpiter’in bir vedik doğum haritasındaki en ‘iyicil’ gezegen olması da bundan gelir, Jüpiter’e atfedilen bütün diğer güzel özellikler bu özelliğin yanında ‘ikincil’ önemdedirler.. Bir kişinin vedik doğum haritasında Jüpiter güçlüyse kişi kötüye yormaz, korkuya kapılmaz, kesinlikle umudunu kaybetmez ve iyimserdir! Ve işte ‘gerçek şans’ budur!.. Çünkü ‘düşüncelerimiz’ realiteyi oluştururlar, sürekli karamsar düşüncelerimiz dış dünyayı kasvetli, endişe dolu, huzursuz hale getirirken, iyimser düşüncelerimiz dış dünyayı mutlu, umut dolu, eğlenceli ve huzurlu hale getirirler.. Bu gerçek şanstır(Jüpiter) ve bu ‘mutlu bir hayattır!’ Bu nedenle Rumi şöyle diyordu; ‘’İyi şeylerden başka bir şey düşünme! Çünkü düşünce, suret dokumasının ipliğidir. Güzelleşen ve iyi olan düşünceden doğan her suret, güzeldir. Bir adam belada safa görürse, bela tatlılaşır. Hasta, iyileştiğini görünce ilaç, kendine hoş gelir. Kötüye yormak ve kuruntu yapmak insanı derdi yokken bile hasta eder. Onun için olaylara iyi bak. Sen kötü düşünceyi zehirli tırnak gibi bil. Bu tırnak derinleştikçe can yüzünü tırmalar.’’.Yani iyimserlik, korkuya kapılmamak ve her daim umudunu korumak ‘mutlu’ bir hayattır ve bu ‘şanstır’(Jüpiter).. Bu nedenle Rumi şöyle dedi; ‘’Gül düşünür, gülistan olursun. Diken düşünür, dikenlik olursun..’’


© Kadim Astroloji Analisti - Erdem Çalışkan

4 Temmuz 2025 Cuma

İcabet



Her ne şartta olursa olsun dua etmeyi bırakma.. Yüce Allah ‘’Bana dua edin, duanıza icabet edeyim’’(Mümin 60) dedi, yani dua edenin duasına icabet edilir.. Rumi bu nedenle şöyle dedi ‘’Kardeş elini duadan ayırma! Kabul edilmiş, edilmemiş bununla ne işin var senin?’’.. Çünkü ilahi sistemde Yüce Allah’ın insanlara olan yardımı ‘kesintisizdir’, Muhyiddin Arabi şöyle diyor: ‘’Bilmelisin ki, varlıklara dönük ilahi yardım, kesilmez. Eksilirse, eksiklik yardımı alandan kaynaklanır, yoksa yardım eden yönünden değildir. Belirli bir durumda yardımın olmayışı Hakkın katına izafe edilirse, bu eksiklik, yardımdan mahrum kalan kimse hakkında bir maslahattır. ‘’.. Yani duayı bırakma çünkü duan duyuluyor(Semi) ve görülüyor(Basir).. Bu konuda Rumi’den bir hikaye dinleyelim; ‘’Birisi her gece Allah der durur, bu zikrinden ağzı tatlılaşır, zevk duyardı. Şeytan “Ey çok söz söyleyen, bunca Allah demene karşılık onun Lebbeyk demesi nerde? Tanrı tahtından bir cevap gelmiyor. Böyle utanmadan, sıkılmadan ne vakte dek Allah deyip duracaksın” dedi. Adamın gönlü kırıldı, başını yere koydu, yattı. Rüyada yeşiller giyinmiş Hızır’ı gördü. Hızır “Kendine gel, niçin zikri bıraktın, çağırdığın addan nasıl usandın, zikrinden nasıl pişman oldun?” dedi. Adam, cevap olarak “Lebbeyk sesi gelmiyor, kapıdan sürüleceğimden korkuyorum” deyince, Hızır ‘’Senin o Allah demen, bizim Lebbeyk dememizdir. Senin o niyazın derde düşmen, yanıp yakılman, bizim haberci çavuşumuzdur. Senin hilelere düşmen, çareler araman, seni kendimize çekmemizden, ayağını çözmemizdendir. Korkun da bizim lûtfumuzun kemendidir, aşkın da. Her Yarabbi demende bizim, efendim, buyur dememiz gizli” dedi. Bilgisiz adamın canı, bu duadan uzaktır. Çünkü Yarabbi demesine izin yok ki! Zarara, ziyana uğrayınca Tanrı’ya sızlanmasın diye ağzında da kilit var, gönlünde de. Ağzı da bağlı, gönlü de. Firavun’a yüzlerce mal, mülk verdi, o da nihayet ululuk, büyüklük dâvasına girişti. O kötü yaradılışlı, Hakk’a sızlanmasın diye ömründe baş ağrısı bile görmedi. Tanrı, ona bütün dünya mülkünü verdi de dert, elem, keder vermedi. Dert, Allah’ı gizlice çağırmana sebep olduğundan bütün dünya malından yeğdir.’’

© Kadim Astroloji Analisti - Erdem Çalışkan


Bilmelisin ki, varlıklara dönük ilahi yardım, kesilmez. Eksilirse, eksiklik yardımı alandan kaynaklanır, yoksa yardım eden yönünden değildir. Belirli bir durumda yardımın olmayışı Hakkın katına izafe edilirse, bu eksiklik, yardımdan mahrum kalan kimse hakkında bir maslahattır. Çünkü Allah yaratıklarının maslahatlarını en iyi bilendir. Bu nedenle Allah'ı bilenler, dua ederken belirli bir ihtiyacı belirlememelidir. Bunun yerine, bir belirleme yapmadan, kendisinde iyilik bulunan şeyi istemelidir. Nice insan vardır ki, duasında belirli bir şeyi ister, sonra -Allah'ın bildiği bir hikmet nedeniyle- ihtiyacı karşılandığında, belirlemiş olduğu ihtiyacı hakkında pişmanlığa kapılır, belirlememiş olmayı temenni eder durur. Yardım, Rahman kaynaklı bir rahatlatmadır (teneffüs). Varlıklardaki ilahi yardım ise, doğal ve artan bir şeydir. Doğal olan, zatın varlığı ve kendisindeki bir acının uzaklaştırılması için ihtiyaç duyulan şeydir. Artık olan ise, buna ilave olup gerçekte kendisine gerek duyulmayan şeylerdir. - Muhyiddin Arabi

.

.

O'na dua ettiğin zaman, O'ndan duanın kabulünü iste: çünkü O, kendisinden icabet istemeyenlerin duasına icabet etmez. Eğer icabet istemeden sadece dua ederse, bu dua etmemiş olmaktan farksızdır. - Muhyiddin Arabi


Not: 'Seher vaktini'de değerlendirmeyi unutma..


Bu seher vakti esen rüzgar, Hakk aşıklarının gönüllerindeki sırlara aşinadır. Bu uğurlu zamanda sen de uyuma. Bu zaman yalvarma, yakarma zamanıdır, uyuma zamanı değildir! İki cihanın halkına, ilahî bir lütuf olarak ezelden ebede kadar kapanmayan dilek kapısı, seher vaktinde açıktır. Fırsatı kaçırma, yatıp uyuma! - Celaleddin-i Rumi


28 Mayıs 2025 Çarşamba

Yıkılmayan Kale


‘Umut’, insanı yıkılmayan bir ‘kale’ yapar.. Yüce Allah şöyle dedi; Hicr 56 ‘’De ki: Sapmışlar dışında Allah’ın rahmetinden kim umut keser?’’.. Demek ki içteki ‘umudumuzun’ miktarı ‘doğru yolda’ olmamızla doğru orantılı.. Zira güçlü bir inanç kişinin umutsuz olmasına izin vermez, bu nedenle Rumi şöyle diyor; ‘’Kurtuluş ümidi içteki imandan gelir. İman zayıflığından da ümitsizliğe, iç sıkıntısına uğrarsın..’’ Yüce Allah Kur’an’da, O’nun rahmetinden asla ‘umudu kesmememizi’ söyledi(Zümer 53-Hicr 56-Yusuf 87). Çünkü ‘umut’ kavramı insana mucizeler yaşatır.. Bu konuda 1950 lerde Harvard üniversitesinde Dr. Curt Richter tarafından yapılmış bir deney var. Deney şu: Dr. Richter farelerin suda boğulmadan ne kadar dayanabileceklerini denemek için fareleri suya bırakıyor. Fareler yaklaşık 15 dakika boğulmamak için savaşıyorlar ama 15. dakikadan sonra boğuluyor hepsi. Bu deneyler böyle sürüp gidiyor. Bir süre sonra şöyle yapmaya karar veriyor, fareleri suya bıraktıktan sonra 15. dakikalara erişirken fareler boğulmadan onları sudan çıkartıyor ve farelerin birkaç dakika nefeslenmesine izin veriyor ve sonra tekrar suya bırakıyor.. Kurtulacaklarına dair umuda kapılan fareler, bu sefer boğulmuyor, saatler geçiyor, 15 dakika bile dayanamayan fareler tam olarak 60 saat yani neredeyse 2,5 gün dayanıyorlar suyun içinde. Başta 15 dakika bile dayanamayan fareler, kurtulacaklarına, tekrar suyun içinden çıkarılacaklarına dair bir ‘umut besledikleri’ için dayanma güçleri tam 240 kat(60 saat/15 dakika) artıyor.. İşte ‘küçücük bir umut’ bir canlının içindeki dayanma gücünü 240 kat arttırıyor.. Bu deney bana göre, bir canlının hayatını hiçe saydığı için oldukça zalimce ve yapılmamalıydı ama katıksız bir gerçeği göstermesi açısından da insanlara ibret olacak bir şey.. Peki ne oldu da fareler 15 dakika yerine 60 saat dayanabildiler? Birkaç dakika için sudan çıkarıldıklarında zihinlerinde onları sürekli aşağıya çeken ‘umutsuzluk’ hali, ‘kurtuluş ümidine’, ‘iyi düşünceye’ dönüştü olan bu.. Yani umudun varsa 240 kat daha güçlüsün.. Rumi bitirsin; ‘’Umut, hiç bitmeyen bahar mevsimidir. İçine kar da yağar, fırtına da kopar ama çiçekler hep açar..’’

©Kadim Astroloji Analisti - Erdem Çalışkan