16 Haziran 2022 Perşembe
4 Haziran 2022 Cumartesi
Yüce Allah’ın ayetleri her an yaşıyor, hayatın her alanındalar,
her birisi bir ‘arketiptir’.. ‘İLLA’ kitabımı okuyanlar bilirler konulardan
birinde ayetlerin sürekli yeryüzünde döngü halinde olduklarına dair bir çok
örnek vermiştim.. İbrahim 26 ‘’Kötü bir söz de, yerden koparılmış köksüz kötü
bir ağaç gibidir.’’ Şimdi bu ayetin yeryüzündeki muhteşem bir yansımasına
bakalım.. Çok uzaklara büyük okyanusun ortalarına gidelim, Solomon Adalarına..
Solomon Adaları, büyük okyanusun ortasında 900 den fazla küçük adacığın oluşturduğu
bir ada ülkesi.. Burada ilkel yaşam koşullarında yaşayan(kim daha ilkel
tartışılır) yerli kabileler bulunuyor.. Çok kalın gövdeli büyük ağaçları kesmek
için (dünya üzerinde bir ağaca zarar vermek kadar korkunç olan pek az şey
vardır, ağaçlar çok değerli varlıklardır, onlara saygı duyulmalıdır ve
kıllarına bile zarar verilmemelidir, bunun hakkında yazım var onu okuyun) büyük
testereleri, modern elektronik aletleri olmadığı için ağaçları başka bir yöntemle
deviriyorlar.. Üfleyerek!.. Evet yanlış duymadınız eni 2-3 metre kalınlığa
ulaşmış ağaçları sadece ‘üfleyerek’ deviriyorlar.. Peki nasıl yapıyorlar bunu? Kabile
üyeleri kocaman heybetli bir ağacın önüne geçerek kolkola giriyorlar ve ağaca hep
bir ağızdan ‘kötü ve incitici sözler’ fısıldamaya başlıyorlar.. Bunu
yapmalarının amacı ise ağacın bir ruhu olduğuna (ki var) inanıyorlar ve ruhun
bu kötü, incitici sözlerden gücenip ağacı terketmesini bekliyorlar.. Ve
şaşırtıcı olan şey, bir süre daha bu işlemi tekrarladıktan sonra ağaç kurumaya
başlıyor.. Düzenli şekilde yapılan bu işlemden sonra kuruyan 2-5 tonluk ağaca
doğru yerliler bir kuvvetli şekilde üflüyorlar ve bu heybetli ağaç devriliyor..
İbrahim 26 ‘’Kötü bir söz de, yerden koparılmış köksüz kötü bir ağaç gibidir.’’
Şimdi ayeti görüyor musunuz? ‘İnsanın’ da o masum ağaçtan farkı yok, insanın
düzenli maruz kaldığı, kırıcı, incitici, kaba, küfürlü sözcükler tıpkı o
heybetli ağaç gibi yıkılmasına sebep olur.. Üstelik insanın 2-5 tonluk bir
ağırlığı da yok.. Ayetler her an yaşamaktalar ama farkedenler az.. Yusuf 105 ‘’Göklerde
ve yerde nice deliller var ki yanlarından dikkatsizce geçerler.’’
.
.
© Kadim Astroloji Analisti - Erdem Çalışkan
26 Mayıs 2022 Perşembe
Her ‘düşünce’ bir tohumdur, elbet yeşerip
meyve verecektir.. Ne düşündüğünüze dikkat edin! Rumi diyor ki ’’Önce düşünce
vardır. Sonra bu düşünce eyleme dönüşür. Dünyanın kuruluşunu ezelden beri böyle
bil. Meyveler, önce düşüncede tohum halindedir. Sonra meyve olarak ortaya
çıkarlar. Sen bir işe girişip bir meyve fidanı dikince, sonunda meyvenin
meydana gelmesi yolunda ilk harfi okudun, yani ilk adımı attın. Her düşünce,
sonuca götüren bir araçtır. Işık gök gürültüsünden, düşünce de eylemden önce
gelir. İkbal'in söyleyişiyle, “Bak tefekkür işe yol gösterir. Şimşek çakar,
arkasından gök gürler." Her saniye zihninizde ‘tohumlar’ saçıyorsunuz,
bunların hepsi olgunlaştıkça bir bir ‘meyve’ verecekler.. O zaman bu ‘ağır’
mesuliyetinizin farkında mısınız? Tohumu eken biziz, tohumu seçen yine biz.. O
zaman ‘iyi’ tohumları seçmeliyiz.. Rumi diyor ki ‘’İyi şeylerden başka bir şey
düşünme! Çünkü düşünce, suret dokumasının ipliğidir. Güzelleşen ve iyi olan
düşünceden doğan her suret, güzeldir. Bir adam belada safa görürse, bela
tatlılaşır. Hasta, iyileştiğini görünce ilaç, kendine hoş gelir. Kötüye yormak
ve kuruntu yapmak insanı derdi yokken bile hasta eder. Onun için olaylara iyi
bak. Sen kötü düşünceyi zehirli tırnak bil. Bu tırnak derinleştikçe can yüzünü
tırmalar.’’ İyi düşüncenin sonucu iyi, kötü düşüncenin sonucu ‘kötüdür’..
Düşünceleriniz ruh halinizin genel sonucudur, eğer ruhunuzun seviyesini
(frekans) her daim yüksek tutabilirseniz, zihininiz vasıtasıyla saçacağınız
tohumlar da ‘iyi tohumlar’ olur.. Peki ruh nasıl yüksek seviyede (yüksek
frekansta) tutulur? Beslenerek.. Ama fiziksel bir beslenmeden bahsetmiyorum
(yine de sağlıklı şeyler tüketin, ‘sağlam kafa sağlam vücutta bulunur’), farklı
bir beslenme bu.. Muhyiddin Arabi diyor ki ’’İnsan, diğer canlılar gibi sadece
topraktan beslenen bir canlı olmamalıdır. ’İnsan’ dediğin ‘gökten’ beslenmesini
bilendir..’’ Peki ‘gökten’ nasıl beslenilir? ‘Göğün Sahibine’ yönelerek, iyi
işler yapmak, arınmak, doğru namaz ve sürekli Rahman ile iletişim(dua-zikir)
halinde olarak.. Ruhun/zihnin düzenli olarak güzel düşünce ‘tohumları’ saçması
için ‘gök gıdası’ bu şekilde elde edilir..
.
.
© Kadim Astroloji Analisti - Erdem
Çalışkan
21 Mayıs 2022 Cumartesi
© Kadim Astroloji Analisti - Erdem Çalışkan
19 Mayıs 2022 Perşembe
Yüce Allah’ın Kur’an’da belirttiğine göre
yeryüzünde ‘doğru yolda’ olanlar çok çok ‘az’ bir kısım.. Örneklere bakalım.. Fatır
45 ‘’Eğer Allah, insanları, kazandıkları
yüzünden hesaba çekseydi, yerkürenin sırtında hiçbir canlı bırakmazdı. Ne var
ki, onları belirli bir süreye kadar ertelemektedir. Allah, kullarını iyice
görmektedir.’’ Sebe 13 ‘’. Ey Dâvûd ailesi, şükür olarak iş yapın!
Kullarım içinden şükredenler o kadar az ki!‘’ En’am 116 ‘’Yeryüzündeki insanların çoğunluğuna uyarsan seni
Allah yolundan saptırırlar. Sadece zanna uyarlar onlar ve sadece saçmalarlar.’’..
Yüce Allah’ın Kur’an’da belirttiği gibi, yeryüzündeki insanların çoğunluğunun ‘yanlış
yolda’ olduklarını ve ‘saçmaladıklarını’ bilmek kişiye ne gibi bir yarar sağlar?
Kişi çoğunluğun itibar ettiği öğelere karşı ‘tedbirli’ yaklaşmayı öğrenir,
örneğin ‘Moda’, ‘Trend’, ‘Akım’, ‘Envai çeşit yenilik adı altında servis edilen
şeytani kavramlar’, ‘eski güzel ahlak ve kültür kavramlarını yok etmek için
dizayn edilmiş şeytani ‘yeni’ hoşgörü ve ‘yeni’ ahlak kuralları’ ve ‘popüler
kültür’.. ‘Popüler’ demek ‘çoğunluğun’ rağbet ettiği demek (En’am 116) ve Yüce
Allah’ın dediğine göre çoğunluk ‘saçmalıyor’! Zaten kültürün ‘popüleri olmaz’
gerçek ‘kültür’ rafine bir kavramdır, herkes rağbet etmez, yani ‘popüler kültür’
kavramı ‘cehaleti’ yüceltmek ve illüzyon amacıyla üretilmiş kavramdır.. Kişi
tüm bu kavramlara karşı ‘mesafeli’ olmalıdır.. İnsanların ‘çoğunluğunun’ yanlış
yolda olması durumunu vedik astrolojide toplum hayatını düzenleyen iki gezegene
bakarak anlayabiliriz Rahu ve Ketu.. Bunlar Ay düğümleridir ve Ay ‘toplumu’
simgeler. Toplumdaki bütün gelişmeler,ilerlemeler ancak Güneş-Ay tutulmaları
ile mümkün olurlar Rahu ve Ketu tutulmaları oluşturan gezegenlerdir.. Sorun ise
Rahu-Ketu gezegenleri vedik astrolojide ‘kötücül’ gezegenlerdir, her tutulmadan
sonra teknoloji ve toplum yaşamının ilerlemesine rağmen ahlak ve inanç
kavramları yozlaşır.. Yani her tutulmadan sonra dünya biraz daha ‘yozlaşıyor’,
insanlar biraz daha fazla ‘saçmalıyor’.. Dünya üzerinde yozlaşmış ve ‘saçmalayan’
insan ırkının onayladığı bir çok ‘kavrama’, ‘olguya’ şüpheyle bakmak gerekiyor..
.
.
© Kadim Astroloji Analisti - Erdem
Çalışkan
17 Mayıs 2022 Salı
Bu yazımı kafasında Kur'an'a karşı şüphe olanlar için yazıyorum. Özellikle şunu çok duyuyorum, Sümer tabletlerinde Kur'an'da bulunan aynı bilgiler yazıyor, keza Hint eski çağ metinleri olan Vedalar'da da aynı bilgiler var, başka kültürlerde çıkan eski belgelerde de Kuran'ın içerdiği bilgiler var.. Bu nedenle Kur'an'a karşı şüpheye düşüyor insanlar.. Ama farketmedikleri nokta, bu mükemmel bir şey! Sümer tabletlerinde ya da Vedalar'da Kur'an ile aynı bilgilerin bulunması Kur'an'ı tamamen doğrular! Çünkü Yüce Allah Kur'an'da diyor ki ; Fatır 24 '' Şu bir gerçek ki, biz seni hak ile bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, içinden bir uyarıcı gelip geçmemiş olsun.'' .. Yani Yüce Allah'ın yasalarının gitmediği tek bir kavim bile yok! Ve insanlığın başlangıcından itibaren hep aynı din olan 'İslam' tebliğ edilmiştir. Al-i İmran 67.ayet '' İbrahim ne Yahudi idi ne de Hristiyan;o tektanrıcı bir müslümandı. Hiç bir zaman ortak koşanlardan olmadı.''.. Örneğin İbrahim peygamber ve onun soyundan olan tüm peygamberler 'Müslümanlardır', başlangıçta Adem atamız ve ondan sonra gelen peygamberler de öyle..Ve insanlığın en başından itibaren hep 'Müslümanlık' yani 'Teslimiyet' tebliğ edilmiştir keza Yüce Allah'ın yasaları değişkenlik göstermez. Şura13 ''Daha önce Nuh'a buyurduğu dini size yasa olarak belirledik. Sana vahyettiğimiz gibi İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da öğütledik: "Bu dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin." Fakat kendilerini çağırdığın şey, ortak koşanlara ağır gelmektedir. ALLAH dileyeni kendine seçer ve kendisine yöneleni doğruya ulaştırır.'' Fetih 23 '' Öteden beri uygulanan ALLAH'ın sünneti (sistemi) budur. ALLAH'ın sünnetinde bir değişme bulamazsın.''.. Ahzab 62 ''Öncekilere uygulanmış ALLAH'ın sünneti (yasasıdır). ALLAH'ın sünnetinde herhangi bir değişme bulamazsın.'' İsra 77 ''Senden önce gönderdiğimiz tüm elçiler için öngördüğümüz sistem (sünnet) budur. Sistemimizde herhangi bir değişiklik göremezsin.'' Yani Kur'an'da bulunan bir bilgi eski, kadim bir medeniyetin kalıntılarında da bulunuyorsa bu muhteşem bir şey! Allah'ın sünneti hiç değişmedi ve kıyamete kadar da böyle gidecek! Her kavme bir uyarıcı geldiğine göre dünya üzerine binlerce peygamber gelmiştir. Bu peygamberlerin tebliğlerinden dolayı bu eski medeniyetlerde bulunan bilgilerin direk Kur'an'la uyuşması sadece Yüce Allah'ın büyüklüğünü ve yasasının 'azametini' gösterir.. Düşünmek lazım.. Bir de Kur'an'ı okuyup 'anlamak' lazım..
Şuara suresi 192-196 ''Kesin olan şu ki, o âlemlerin Rabbi'nden indirilmiştir. Onu senin
kalbine Ruh’ül Emin indirdi, uyarıcılardan olasın diye. Açık-seçik Arapça bir
dille. O, elbette ki öncekilerin kitaplarında da var.''
Mü'minun 68 ''Onlar, yine de o sözü (Kur'an'ı) gereği gibi düşünmediler mi, yoksa onlara, geçmişteki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?''
14 Mayıs 2022 Cumartesi
Zengin
olmak kişinin tekelinde mi sizce? Para kişiyi zengin bir şekilde yaşatabilir
mi? Çok fazla mal, mülk sahibi olması kişinin zengin olduğunu gösterir mi? Ben
söyleyeyim, hayır göstermez ve bunu söylerken spiritüel değil ‘fiziksel’ bir mânâdan bahsediyorum. Dünya üzerinde herkes çabaladığı takdirde para
kazanabilir, hatta çok çabalarsa zengin olabilir, işte Yüce Allah’ın şerhi tam
burada başlıyor.. Yüce Allah herkese para kazanma imkanı vermiş ama kazanılan
parayı ‘harcama’ imkanını ‘pek az’ insana veriyor.. Kişi ben ‘zenginim’ diyor
ama kişinin içinde Allah tarafından konulmuş bir ‘mühür’ var ve devasa bir
zenginliğe sahip olmasına rağmen o parayı harcayamıyor, adeta kuruşları
sayıyor, bu çok fazla gördüğüm bir örnektir.. Kişi dünya kadar ‘zengin’ ama
konu sevdiği, istediği bir şeyi almaya gelince içerisindeki ‘set’ çalışmaya
başlıyor, kişi o kadar malın, mülkün içinde o sevdiği şeyi almaktan imtina
ediyor, sırası geliyor hasta oluyor, ‘kendi sağlığı’ için hastaneye para
vermekten imtina ediyor.. Ama bu insan ‘zengindi’? Bu insanın evleri,arabaları,
büyük miktar bir parası vardı? Hmm demek ki dışarıdan görünen ‘zenginlik’
aslında zenginlik değil.. Demek ki herkes para kazanabilirmiş ama herkes o
parayı harcama ‘iznine’ sahip değilmiş.. Bir başka gördüğüm örnek kişi çok
zengin ama yediği yiyecekler çok zararlı, yaşam tarzı düzensiz ve yıpratıcı,
kişi çok zengin ama dar gelirli birinin mutluluk duyduğu kavramların yanına
bile yaklaşamıyor.. Çünkü sahip olduğu zenginliğin ona ‘sağlıklı, mutlu,
bilinçli’ bir yaşam getirmesine Yüce Allah tarafından izin yok.. Bir başka ‘zengin’
türü sahip olduğu zenginliği kendi ruhunu ‘zincirleyen’ zararlı bağımlılıkları
(israf,kumar,alkol,madde bağımlılıkları) sürdürmek için kullanıyor, şimdi bu
kişi o kadar paraya rağmen zengin mi? Çok para kazanmayı ‘zenginlik’ olarak gösteren
‘dünya sisteminin’ sakladığı şey, herkesin zengin olabileceği ama pek az
kimsenin o zenginliği ‘harcamak’ için Yüce Allah’tan izin alabileceği, çok az
kişinin bu zenginliği ‘doğru yolda kullanmak’ için ‘izni’ olduğu gerçeğidir..
Zengin olursun ama o paradan ‘fayda’ görebilir misin, o ‘izne’ tabii işte..
.
.
© Kadim Astroloji Analisti - Erdem Çalışkan
12 Mayıs 2022 Perşembe
Yüce Allah Kur’an’da cimriliği bir çok kere lanetlemiştir, cimrilik insan özelliklerinin en ‘kötülerindendir’. Muhammed 38 ‘’ Sizler, ALLAH yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz, ancak bir kısmınız cimrilik etmektedir. Kim cimrilik ederse kendisine karşı cimrilik etmiş olur. ALLAH zengindir, siz ise yoksulsunuz.’’. Teğabun 16 ‘’O halde, gücünüz ölçüsünde Allah'tan sakının, dinleyin, itaat edin. Ve kendi yararınız için infakta bulunun. Nefsinin cimrilik ve doymazlığından korunanlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.’’ Leyl 8-9-10 ‘’Ama kim cimriliğe sapar ve kendisini tüm ihtiyaçların üstünde görür,ve iyiyi, güzeli yalanlarsa, onu zora yöneltiriz.’’ Tevbe 35 ‘’Gün gelir o biriktirdikleri altınlar ve paralar cehennem ateşinde ısıtılarak onlarla alınları, yanları ve sırtları dağlanır:Kendiniz için biriktirdiğiniz işte budur. Biriktirdiğinizi tadın.".. İşte böyle.. Bakara 195’’ ALLAH yolunda harcayın, kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın! İyilik edin. ALLAH iyilik edenleri sever.’’ Rumi’yi dinleyelim ‘’Yoksul, nasıl ihsana ve ihsan sahibine âşıksa ihsan sahibi de yoksula âşıktır. Yoksulun sabrı çoksa ihsan sahibi onun kapısına gelir. İhsan sahibinin sabrı fazlaysa yoksul, onun kapısına varır. Fakat yoksulun sabrı, kemalidir, ihsan sahibinin sabrı ise onun noksanıdır.Cömertlik, yoksul gibi, yoksullara muhtaçtır. Cilalı ve tozsuz ayna arayan güzeller gibi cömertlik de yoksul ve zayıf kişileri arar. Güzellerin yüzü ayna ile güzelleşir. Onlar aynaya bakıp bezenirler. İhsan ve keremin yüzü de yoksula bakmakla görünür. Bundan dolayı Hak “Vedduhâ” sûresinde “ Ey Muhammed, yoksula bağırma” buyurdu. Mademki yoksul, cömertliğin aynasıdır, iyi bil ki ağızdan çıkan nefes aynayı buğulandırır. Tanrı’nın bir çeşit cömertliği, yoksulları meydana çıkarır, bir başka cömertliği de onlara bol bol ihsanda bulunur. Şu halde yoksullar, Tanrı cömertliği aynalarıdır. Hak ile Hak olan ve varlıktan tamamı ile geçen hakikî yoksullarsa mutlak nur olmuşlardır. Bu iki çeşit yoksuldan başkaları (yani varlığı olmayanlarla varlıktan geçenlerden başkaları) esasen ölüdür. Bu çeşit adam bu kapıda değildir, perdedeki, nakıştan, suretten ibarettir.’’
© Kadim Astroloji Analisti - Erdem Çalışkan
8 Mayıs 2022 Pazar
Bazı şeyler ‘bir’ olmaz.. Zümer 9 ‘’Böyle birisi; gece saatlerinde secde ederek, ayakta durarak ibadet eden, ahiretten korkan, Rabbinin rahmetini uman biri gibi midir? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak Ulül Elbab düşünüp ibret alır." En’am 122 ‘’Bir ölüyken dirilltiğimiz, insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalmış, bir türlü ondan çıkamayan kimse gibi olur mu? İşte böyle! Küfre sapanlara, yapmakta oldukları süslü-püslü gösterilmiştir.’’ Nahl 75 ‘’ALLAH, hiçbir şeye gücü yetmeyen, sahiplenilmiş bir köle ile kendi tarafımızdan güzelce rızıklandırdığımız, o rızıktan gizli ve açık yardım için harcayan kişiyi örnek olarak verir. Bu ikisi hiç bir olur mu? Bütün hamdlar ALLAH'adır, ancak çokları bilmezler.’’ Nahl 76.ayet ‘ALLAH şu iki adamı da örnek verir: Birisi bir şey yapacak yeteneğe sahip olmayıp tümüyle efendisine/sahibine bağımlıdır, onu ne işe koşsa bir şey beceremez.İşte böyle bir kişi ile dosdoğru yol üzerinde bulunup adaleti uygulayan kişi hiç bir olur mu?’’ Secde 18’’Hiç, bir mümin, bir sapık gibi olur mu? Hayır, eşit olmazlar!’’ Zümer 29 ‘’ALLAH, çelişen ortaklara sahip bir adam ile bir tek kişiye bağlı olan adamın örneğini verir. Örnek olarak bu ikisi eşit olur mu? Hamd, yalnız Allah'adır! Ama onların çokları bilmiyorlar.’’ Al-i İmran 162 ‘’ALLAH'ın rızasını gözeten bir kimse ALLAH'ın öfkesine uğrayan gibi olur mu? Onun yeri cehennemdir; o ne kötü bir sonuçtur!’’ R’ad 16 ’’De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kim?" De ki: "ALLAH" De ki: "O'ndan başka, kendilerine dahi yarar ve zarar veremiyen kimseleri evliyalar mı edindiniz?" De ki: "Hiç körle gören bir olur mu, yahut hiç karanlıkla ışık bir olur mu?" Yoksa ALLAH'ın yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da yaratmalarını birbiriyle mi karıştırdılar? De ki: "ALLAH her şeyin yaratıcısıdır, O Tektir, Egemendir." Muhammed 14 ’’Rabbinden bir delil üzerinde bulunan, işlediği kötülükler kendisine güzel gözüken gibi olur mu? Onlar arzularına uymaktadırlar.’’ Nahl 17 ‘’ Yaratan, yaratamayan gibi olur mu? Düşünmez misiniz?’’ Zuhruf 44 ‘’Bu Kur’an sana ve toplumuna bir mesajdır. Bundan sorumlu tutulacaksınız.’’
© Kadim Astroloji Analisti - Erdem Çalışkan
7 Mayıs 2022 Cumartesi
.
.
© Kadim Astroloji Analisti - Erdem Çalışkan
5 Mayıs 2022 Perşembe
© Kadim Astroloji Analisti - Erdem Çalışkan
25 Nisan 2022 Pazartesi
22 Nisan 2022 Cuma
19 Nisan 2022 Salı
7 Nisan 2022 Perşembe
28 Mart 2022 Pazartesi
Kutsal Kitabımız Kur’an, tamdır ve eksiksizdir ve başka bir kaynağa gerek duymadan kendi kendini açıklayan bir kitapdır. Yüce Allah Kur’an’ın içinde hiçbir cevabı eksik bırakmamıştır(En’am 38).
En'am suresi 38. ayet ‘’Yeryüzünde hiç bir canlı ve iki kanadıyla uçan hiç bir kuş yoktur ki, sizin gibi ümmetler olmasın. Biz Kitap'ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık, onlar, sonunda Rableri önünde haşredilirler.’’
Şura 30 ''Size gelip çatan her musibet ellerinizin kazandığı yüzündendir. Allah birçoklarını da affediyor.''
Şura 48 ‘’Şayet onlar, sırt çevirecek olurlarsa, artık Biz seni onların üzerine bir gözetleyici olarak göndermiş değiliz. Sana düşen, yalnızca tebliğdir. Gerçek şu ki, Biz insana tarafımızdan bir rahmet taddırdığımız zaman, ona sevinir. Eğer onlara kendi ellerinin takdim ettikleri dolayısıyla bir kötülük isabet ederse, bu durumda insan bir nankör kesiliverir.’’
Mü’min 40 ‘’ 'Kim bir kötülük işlerse, benzerinde başkasıyla ceza görmez; kim de -erkek olsun, dişi olsun bir mü'min olarak salih bir amelde bulunursa, işte onlar, içinde hesapsız olarak rızıklandırılmak üzere cennete girerler.''
Nisa 123 ‘’Ne sizin kuruntularınızla, ne de Kitap Ehlinin kuruntularıyla değil. Kim kötülük yaparsa, onunla ceza görür; o, Allah'tan başka bir veli (dost) ve bir yardımcı bulamaz.’
Not: O zaman 'iyi şeyler' yap ki iyi amellerinin sonucu gelip seni bulsun çünkü;
Casiye 15 ''Kim salih bir amelde bulunursa, kendi lehinedir, kim kötülük yaparsa, artık o da kendi aleyhinedir. Sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.''
DUA ET!
İsra 23 ‘’Rabbin yalnız kendisine kulluk etmenizi ve anne ve babanıza iyilik yapmanızı emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlılık çağına erişirlerse sakın onlara “Öf!” bile deme, onları azarlama, onlara gönül alıcı tatlı ve güzel söz söyle!’’
Lokman 14 ‘’Biz insana, anne-babasına mümkün olan en iyi şekilde davranmasını emrettik. Annesi onu nice zahmetlere katlanarak karnında taşımış; sütten kesilmesi de iki yılı bulmuştur. Onun için, ey insan, bana şükret, ana-babana da teşekkür et. Unutma ki, sonunda bana dönecek ve yaptıklarının hesabını vereceksin.’’
Ahkaf 15 ‘’Biz insana anne babasına en güzel şekilde davranmasını önemle emrettik. Çünkü annesi onu nice zahmetlere katlanarak karnında taşımış ve nice güçlüklerle doğurmuştur. Çocuğun ana karnında taşınması ve sütten kesilmesi otuz ay sürer.”
İYİLİĞE SEBEP OLURSAN İYİLİKTEN PAY ALIRSIN, KÖTÜLÜĞE SEBEP OLURSAN TAM TERSİ
Nisa 85 ''Kim güzel bir işe aracı olursa ondan ona bir pay vardır; kim kötü bir işe aracılıkta bulunursa, ondan da kendisine bir pay vardır. Allah her şeyin üzerinde koruyucudur.''
SELAM VERMEK FARZDIR
Nisa 86 ''Bir selamla selamlandığınızda, siz ondan daha güzeliyle selam verin ya da aynıyla karşılık verin. Şüphesiz, Allah her şeyin hesabını tam olarak yapandır.''